AKS Grup Projeleriyle Trabzon’a vizyon çiziyor.

Trabzon’da son yıllarda gelişen inşaat sektöründe gerek projeleri gerekse şehre kattığı görselliklerle dikkatleri çeken AKS Grup önümüzdeki dönem de projelerine yenilerini eklemeyi hedefliyor.

AKS Grup’un genç ve başarılı ismi, Yönetim Kurulu Başkanı Emre Aksoy, ticaret hayatına başlamasından inşaat sektörüne geçişleri ve projelerine ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. İnci Evleri Projesi’yle inşaat sektöründe ismini duyuran AKS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Emre Aksoy, 1001 Pırlanta Vadisi Evleri ile önemli bir ivme yakalayarak çıkışa geçti. Şimdi de bu çıkışı yeni bir 1001 üstünde bu projesiyle taçlandırmak isteyen AKS Grup, bu arada farklı tarzları da Trabzon’a getirmek için proje geliştirmeye de devam ediyor.

AKS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Emre Aksoy, inşaat sektöründe gelecekte neler yapılması gerektiği ve yapılanlara ilişkin görüşlerini de dile getirirken önemli hususlara da parmak bastı. Trabzon Belediyesi’nin yaptığı kentsel dönüşümleri başarılı bulduklarının altını da çizen Aksoy, “Kentsel dönüşümler Trabzon’un vizyonunu oluşturacak.” diyerek önemine de vurgu yaptı.

Günebakış: Ticaret hayatına başlamanız nasıl oldu, süreç nasıl gelişti?

Emre Aksoy: Ticarete babamla başladım. Devlet memurluğundan emekli olduktan sonra Aksoylar Tavukçuluk olarak tavukçuluk sektörüyle başladık. Ki bu halen devam eden işimizdir. 2004-2008 arasında Bodrum’da İrlandalılar’a proje yaptık. 2007’nin sonunda yabancılara satışı devlet kapattıktan sonra Bodrum’un potansiyelinin düşmesiyle memleketimiz Trabzon’da işe devam etmek istedik. Bu sürecin yanında Trabzon’a dönüşümüzde inşaat çok merakımız değildi, gıdaya daha çok merakımız vardı. Ama Trabzon’da yapılaşmada ciddi bir sorun vardı bize göre. İnsanlar sadece daire olarak ev yapıyordu. Sosyal alanlar hiç kimsenin yoktu. Ben devlet memuru çocuğu olarak lojmanlarda büyüdüm. Ben her çocuğun benim yaşadığım gibi çocukluk yaşasın, kendine güven yaşasın istedim. Anne-babası siteye indirirken korku yaşamasın, sitede bütün sosyal faaliyetlerini görecek her şeyi yaşasın. Trabzon’da bu eksikliği görünce inşaat yapma kararına bu şekilde vardık. İnci Evleri bu anlamda bizim için bir örnekti. Bunun akabinde bir-iki projemiz daha var. Ancak İnci Evleri’nden daha üst sosyal donatıda 1001 Pırlanta Vadisi var. Burada; evde internete bağlı, sürekli evde baskı altında yaşayan çocuk 20 yaşına geldiğinde büyüklerinden bir güven almalı bir şeyler yapabilmesi için. Ancak bahçede, sokakta arkadaşlarıyla büyüyen bir çocuk her zaman daha bağımsız oluyor ve daha cesaretli olabiliyor, bu da ona ticaret yapabilme yeteneğini veriyor. Amacımız bunu yapabilmekti. Şu andaki ekonomik şartlara baktığımızda herkes daha fazla çalışıyor. Kimse kendisine eskisi gibi daha fazla zaman ayırmıyor. Çalışan insanların yüzde 90’ı da çocukları için çalışıyor. Herkes çocuğunun daha rahat ortamda büyümesini isterken, bağ-bahçe ve parka kendi başına inebilmesini arzu ediyor. Ben Avrupa ülkelerinde 2-3 yaşında çocukların mama sandalyelerinde değil aileleriyle birlikte masaya oturarak yemek yedirildiklerini gördüm. Kırıp-döküyorlar ama kendilerine güvenlerini kazanıyorlar. Bizde durum daha farklı, zira çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar anne-baba baskısı ile büyüyor. Biz bunu biraz daha aşmaya, güvenliği ön safhaya çıkarmaya çalıştık. Herkes dairelere gelmesin istedik, bu ailesi dahi olsa mutlaka bir ön kapıdan geçsin ondan sonra daireye ulaşsın. Bu süreçte başarılı olduk. İnci Evleri 3.5 yılın üzerine bitti, teslim edildi. Trabzon’daki ilk projemiz İnci Evleri’ydi ve 370 daireden oluşuyordu. Şu anda Trabzon’da en çok konuşulan proje 1001 Pırlanta Vadisi. Adı gibi 1001 daireden oluşuyor. Taşlar zaten bizim bütün projelerimizde kullandığımız değerli taşlar sınıfından. Başta hastane ve adliye olmak üzere pek çok kurumun kurulmasından ötürü İnci Evleri statüsünde yeni bir projeyle Yomra’da 400 dairelik projemize başlıyoruz. Bunun yanında bir işadamının veya bir insanı ticarette başarılı bir yere götüren ailesindeki huzurdur. Evinde yaşadığı huzur, insanı her zaman ön safhalara taşır. Bu yönden eşimin de bana çok büyük katkıları olmuştur. Bizler de Trabzon bir şekilde kazansın ama nerde olursa olsun kazansın diye düşündük. Trabzon’a yatırım yapılsın, bir şekilde insanlar kazanç sağlasın dedik. Biz sadece AKS Grup İnşaat olarak değil Aksoylar Tavukçuluk olsun, Sandal Otel olsun, Hurma Yemek olsun, Emma Lojistik olsun 5-6 şirkette de devam ediyoruz.

Günebakış: Trabzon’un gelişmesi için size göre hangi sektör öncelikli olmalı?

AÇILMAMIŞ KUTU TRABZON

Emre Aksoy: Trabzon turizmde büyüyor. Özellikle Araplar turizm anlamında Trabzon’a evler ve arsalar alarak ciddi yatırımlar yapıyor. Bu daha da büyüyecek. Devlet yabancılara satışı belirli oranlarda açtı ama Trabzon hiç açılmamış kutu şu anda. Bu demektir ki yabancılar Trabzon’da en az 8-9 bin konut alacaktır, bu da önümüzdeki 3-4 sene içinde gerçekleşecektir. Planlar mutlaka ileriye doğru yapılmak zorunda. Günlük planlar şirketlere her zaman zarar verir. Trabzon Belediye Başkanı sağ olsun Trabzon’da çok ciddi kentsel dönüşümler yaptı, halen daha da yapıyor. Bunu yapacağından da eminiz. Çömlekçi Projesi’nin Trabzon’a çok büyük bir katkısı olacak. İstanbul’dan geldiniz, uçaktan inip havaalanından çıktınız. Bir çimento fabrikası, bir Değirmendere sanayi geçiyorsunuz, Çömlekçi’yi geçip Trabzon’a ulaşıyorsunuz. Trabzon için nasıl bir görüşünüz olur. Size anlatılan büyük modern Trabzon nerede? Kentsel dönüşümler yaşam tarzını biraz daha üst safhalara çıkartacaktır. Bunun için yatırımlar yaparken projeleri neden İstanbul, Ankara tarzı değil de hep dört duvar yapalım ki? 1+1’ler, 2+1’ler revaçta. Biz 1001’de 1+1’leri satabilir miyiz düşüncemiz varken, 2+1 dairelerimizin şu anda yüzde 80’inin satışı tamamlandı.

Günebakış: Farklı projeleriniz var mı, neler var önünüzde ya da kafanızda düşünce olarak?

Emre Aksoy: Şu anda yeni düşündüğümüz daha büyük bir projemiz var ve bunun üzerinde çalışıyoruz. Bunda daha fazla 1+1 ile 2+1’e önem vereceğiz. Çünkü artık yaşam tarzına göre, dışarıdan gelen hemşehrilerimiz var, dışarıda ticaret yapanlar, Trabzon’a sürekli gelenler var. Otelde kalmaktansa Trabzon’da bir evim olsun, 1+1 olsun, misafirim geldiği zaman orada ağırlayayım. İstanbul ve Ankara’da 1+1’ler bu yüzden satılıyordu. Bu da artık Trabzon’da olmaya başladı. Büyükşehir adımları yavaş yavaş atılırken bu altyapının da bir şekilde kurulması lazım. Bunu yapıyoruz. Teraslı daireler yaptık. 1001’de ve Gold’da 8 ve 10. katta insanlara teras imkanı sunduk, bahçesi olsun dedik. Niye aynı yapı bina, düz mantık binalar olsun dedik. Halen daha çalışmamız bunun üzerine. Mimarlarla görüşüyoruz, biraz daha fikir açılımları yapmak istiyoruz. Bu süreci yakalayabildikten sonra Trabzon daha hızlı büyür. Bu her sektör için geçerli.

Günebakış: Trabzon sizin bu anlattığınız yenilikleri benimsedi mi? Bu yeniliklere kolayca adapte olabiliyor mu?

Emre Aksoy: Trabzon çok kolay adapte olabilen bir şehir. Trabzon’un yüzde 70’i şehir dışını çok iyi biliyor. Gidiyor-geliyor, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirleri çok iyi biliyor. Şöyle bir örnek vereyim; Biz 1996-97 senesinde tavuk döneri Trabzon’a getirdiğimizde herkes bize gülerek, ‘tavuktan döner olur mu?’ dedi. Bunun başında da lokantacılar vardı, şimdi bakıyorum o lokantacıların yüzde 90’ı tavuk döner satıyor. Kızarmış tavuğu getirdik, tepki aldı, tavuk öyle olacak, kızartılır, pakette eve gider mi? şeklinde yine tepkiler geldi. Bugün en kolay ve en sağlıklı yiyecek hem tavuk döner hem kızarmış tavuk. Birilerinin sürekli yenilik getirmesi lazım ki olsun. Ama ortada olan pastayı bölmek, aynı işi devam ettirmek kolay. Yenilikleri getirmeniz lazım ki, arkanızdan gelen nesil veya rakip olduğunuz firmalar size katılsın. Ama siz de aynı mantıkla gittiğiniz sürece Trabzon’u hep aynı kutu içinde bırakırsınız. Biz otel yatırımına, turizm yatırımına girdik. Trabzon’da havuzlu oteller vardı ama şehir kenarında bungalov otel, ahşap otel yoktu. Normal binanın yanında bunları da gerçekleştirdik.

Günebakış: Şu andaki çalışmanız hangi sektöre yönelik?

Emre Aksoy: Şu andaki çalışmamız Trabzon’a günlük gelen turisti değil de bir hafta on gün gelecek turisti ağırlamak. Yıllardır Trabzon’a turist gelir, geçiş noktasındadır, Rize’ye giderken, Uzungöl’e giderken bir gece kalır ya da kalmaz. Yani hep turların geçiş noktasıdır. Trabzon’a gelip bir Antalya, Bodrum gibi yedi gün, on gün tatil yapan bir turist kesinlikle yok. En fazla Araplar gelip iki-üç gün kalıyorlar. Çünkü otelde yapabileceği hiçbir şey yok, sosyal donatı alanı yok. Sadece tek başına bina var, bir havuz ya üstünde ya altında küçük bir havuz var ama başka hiçbir şeyi yok. Farklı bir restoranı yok, farklı bir eğlencesi, bir plajı yok. Şu anda otelcilikte bunu yapmanın hesabındayız. Bunun için Yomra Belediye Başkanı yardımcı oluyor sağ olsun. Ama birilerinin elini taşın altına koyması lazım. Bunun karşılığını da alacaktır, biz alıyoruz.

Günebakış: Talebe göre arz değil, siz önce arzı sunuyorsunuz ona göre talepler gelişiyor, öyle değil mi?

Emre Aksoy: Değiştirdik, değişiyor da, bu bir gerçek. Biz bunu 1001 Pırlanta Vadisi Projesi’nde yaşadık. Eşimizle-dostumuzla konuşurken olur mu, olmaz mı diye tartışırken, şu andaki talepler gerçekten bunun daha önce olması gerektiğini gösterdi. Keşke bu daha önce olsaydı da biz daha farklı arayışlar içinde olsaydık. Yani şimdi 1+1’ler yaptık, şimdiki projemizde büyük bir sitenin içinde değil de küçük bir yerde, 100-150 stüdyo daireler yapıyoruz. Bir artı sıfırlar yapıyoruz. Her şeyi içinde yaşanabilecek daireler bunlar. Ofis odası, gerekirse hem ofis hem yatak odası olarak kullanılabileceği bir artı sıfır stüdyo daireler yapıyorum. Bir rezidans ama tam anlamıyla rezidans değil. Elmas Park 36 daireden oluşan tamamen akıllı ev, her şey kumandalara bağlı. İnşallah bunu da Trabzon’a getireceğiz. Bu Trabzon’da şu anda zor. Çünkü rezidansta yaşayan birisinin en az aylık bin-bin beş yüz lira aidat vermesi lazım. Bunu ödeyebilmek için insanın çok ciddi bir gelirinin olması lazım. Ancak söylediğimiz gibi birilerinin bunu mutlaka yapması lazım ki talebi beklesin. Bu bir şekilde doluyor, insanlar buna alışıyor. Samsun büyükşehir, bana göre bizden küçük bir şehir. Ancak Samsun son beş yıldır bizden önde gitmeye başladı. Belki büyükşehirde ama bizde 5 yıldızlı otel varken onlarda yoktu. Şu anda bir Hilton’u kaçırdık Samsun aldı. Trabzon son dönemki belediyecilikle hızlı bir kentsel dönüşüm, hızlı bir yapılaşmayla bunun önüne geçebilecek. Akyazı Projesi Trabzon için olması gereken bir projedir. Trabzon Belediyesi Meydan’da kalktı, ciddi bir Meydan Parkı yapıldı. Her geçen gün Meydan’a indiğinizde bir değişikliği fark edebiliyoruz. Ama ne hikmetse bu hep devletten bekleniyor. Kimse elini cebine atmak istemiyor, hatta bir yorum dahi yapmak istemiyor. Devlet yapsın deniyor ama devlet yapınca da eleştirilebiliyor. Örneğin Akyazı Projesi. Orada olmaz, burada olur dendi. Deniz dolduruluyor denildi. Keşke dolmasaydı diyoruz ama Trabzon’da bunu yapabilecek çok yerimiz yok, dağlık bir arazi yapısına sahibiz. Bugün 300 dönüm araziyi bir yerde toplayamazsınız. Ya denizi dolduracaksınız, ya dağı yıkacaksınız. Dağı yıkma maliyetiniz çok fazla. Onun için bana göre Akyazı güzel bir proje. Biz de daha farklı ve daha güzel projeler yapacağız. Bunu halka sunacağız, halk da bunu kabul edecek. Bizim görüşümüz o. Ancak dışarıdaki işadamlarımızın mutlaka Trabzon’a bir yatırım yapması lazım.

Günebakış: Sürekli çalışmak zorundasınız. Bu arada istihdama da katkıda bulunuyorsunuz, neler söyleyeceksiniz?

Emre Aksoy: İnşaat sektöründe en fazla ofis elemanı çalıştıran firmayız. Kendi mimar, mühendisimizle en çok çalıştıran firmayız. Bunu da yapmak zorundasınız. Çünkü hemen hemen günün 16 saati çalışıyorum. Bu süreçte bir şeyleri sürekli yenilemek zorunda olduğunuz için bir şeyleri sürekli anlatmak zorundasınız. Elinizde bir done yok, doneyi de siz üretmek zorundasınız. Bu süreci yakalayabilmek için çok çalışmak lazım. Ama Trabzon için birilerinin çalışması lazım.

Günebakış: Bu kadar yoğun tempoda çalışıyorsunuz, bir gün size yetiyor mu?

Emre Aksoy: Yetmiyor, bir gün 48 saat de olsa yetmeyecek. 10 yıldır çalışıyorum.

Günebakış: Siz kendinizi daha şanslı hissetmiyor musunuz, çünkü inşaat sektörü son dönemlerde çok daha çabuk gelişiyor?

Emre Aksoy: Ben Trabzonluyum, Trabzon’un bir on yıl kaybettiğini düşünüyorum. Ben Trabzon’un kaybetmesini hiç istemiyorum. Trabzon her şeyiyle kazansın istiyorum. Biz çok şey kazanıyoruz. Bir kere yaşlandığımız zaman şunu söyleyeceğiz, ‘bunları Trabzon’a biz getirmiştik, bunları biz yaptık.’ Er Eğitim Taburu Projesi vardı, biz bunu cebimize bir şey girsin diye yapmadık. Ama Trabzon’a her ay 30 trilyon temiz para girecek. Bu projeyi yaptık, bitirdik. Bazı söylemler oldu, ‘bıraktılar’ yönünde. Proje şu anda çiziliyor. Arazi tahsisi yapıldı. TSGİAD olarak biz bu projeyi sonlandırdık. Askere her şey teslim edildi. Belediye arsayı tahsis edeceğini yazılı olarak verdi, yeri gösterdi. Biz onlarla halen görüşüyoruz. Projeler çiziliyor, çalışması devam ediyor. Bu proje mutlaka 3-5 yıl içinde Trabzon’a kazandırılacak. Trabzon bana göre gelecek 5 senede geçmişten bir 50 yıl kazanacak.

Günebakış: Önümüzdeki dönem hedefleriniz?

Emre Aksoy: Önümüzdeki dönem mutlaka daha büyük bir 1001 proje daha yapacağız. Onun çalışmalarını yapacağız. Mevcut 1001 Pırlanta Vadisi Projesi’nin sene sonu itibariyle teslimleri başlar. 2013’ün sonunda yüzde 80’i bitirilmiş olur, 2014’ün başlarında yüzde yüz tamamlanmış olur. Sene sonuna doğru daha büyük bir projeyi halka tanıtmak istiyoruz. 2013 itibariyle satışına başlanacak bir projedir. İstanbul’daki projelere bakıyoruz. İçinde otel var, alışveriş merkezi, bunun üstünde rezidans olan bölümü de var, bunu yapmayı istiyoruz.

Günebakış: Emre Aksoy’u nasıl tanımlarsınız?

Emre Aksoy: 1981 Sürmene doğumluyum. Elektrik-Elektronik Bölümü’nü annemin hastalığından dolayı işin başına geçmek zorunda olduğumdan bitiremedim. 13 yıllık gıda geçmişim var, 4.5 yıllık da inşaat geçmişim var. İsterdim ki 25 yıllık, 40 yıllık inşaat geçmişi olanlar bizim yaptığımız projeleri on yıl önce Trabzon’a kazandırmış olsalardı. Ancak hiçbir şey geçmiş değil.

Kaynak: Günebakış Gazetesi